Sonra ‘Bizim oğlana yakışıyor’ dedi

Hürriyet Gazetesi’nden Ateş Yalazan, köşesinde Erkin Koray’ın hayatından kesitleri kaleme aldı. Türkiye’de rock müziğin babası olarak kabul edilen Erkin Koray’ın köklü bir İstanbul ailesinde dünyaya geldiği belirtilirken ailesiyle yaşadığı zorluklar ve o dönemlerde verdiği mücadele anlatıldı. İşte o yazı;

“Şehir ve Radyo Senfoni Orkestrası piyanisti olan annesi Vecihe Hanım onu 5 yaşında piyanonun başına oturttu. Klasik müzik alanında “Harika Çocuk” olmak üzereyken, direksiyonu kırıp rock müziğe yöneldi. Babası Demiryolları müfettişi Enver Bey, saçını uzatan, kolyeler takan oğluna tepkiyle yaklaştı önce.

Bir gün tutup oğlunun gitarını kırdı. Ama bir hafta sonra pişman olup yenisini aldı.

Derslerini savsaklamasına zaman içinde alışınca, “Canım böyle bir adam okula gitmeyebilir” sözleri havada uçtu. Saçı yüzünden evladını reddetme noktasına gelse de sonra “Bizim oğlana da yakışıyor” demeye başladı.

YE-YE ŞARKICISI

Erkin Koray’ın uzun saçları o yıllarda gerçekten de Türkiye’de yadırganıyordu. 16 Haziran 1967 tarihli Hürriyet’in birinci sayfasındaki haber buna çok iyi bir örnek:

“Ye-ye şarkıcısı Erkin Koray’ı geçenlerde bir hanım arkadaşı ile gece kulübünde otururken arka plandan görenler, ‘İki hanım baş başa oturmuş, tatlı tatlı sohbet ediyor’ düşüncesine kapılmışlardır. Atalarımızın bir sözü vardır; ‘Saç büyütüp annene benzeyeceğine, bıyık büyüt de babana benze.’ Anlaşılan Ye-Ye’ciler bu sözü çürütmek istiyor.”

O yıllarda rock müziğine Türkiye’de “Ye-Ye” müziği denildiğini not edeyim.

Sonraki yıllarda uzun saçları nedeniyle konser çıkışlarında sokakta çok saldırıya uğrayacaktı. Başlarda çok dayak yese de giderek dayak atmaya başladı. Hatta peşine takılanları sokak sokak haklaya haklaya eve döndüğü anlatılır.

ALTIN MİKROFON YILLARI

2. Türkiye elektro gitarı ilk olarak bir onun elinde görmüştü, bir de Somer Soyata’nın.

İnsanların akustik gitarı bile yeni yeni öğrendiği günlerde o elektro gitarı sahnelere taşıdı.

Sonraki yıllarda elektro sazı da icat edecekti. 1966 ve 68’de iki kez Hürriyet’in Altın Mikrofon yarışmasına katıldı.

80’LERDE ERKİN BABA OLDU

60’ların ikinci yarısı ile 70’leri Avrupa-Türkiye arasında mekik dokuyarak geçirdi. Türkiye’ye yeniden kesin dönüş yaptığı 1980’lerde genç rockçılar artık ona “baba” demeye başlamıştı. Erkin Baba da böylece Türkiye’nin meşhur babaları arasındaki yerini aldı. 90’larda doğup büyüdüğü ve çok sevdiği İstanbul’u terk etti: “Fanatik İstanbulluyum. Son dönemdeki görüntülerine tahammül edemiyorum. Doğduğum yerde yabancı kaldım.”

İzmir’e yerleşti. Yaz aylarında ise Bodrum’daki barlar sokağında “Estarabim Bar”ı işletmeye başladı. Gerçi yıllar sonra dayanamayıp tekrar döndü doğduğu topraklara.

BENİ MUTFAĞA SOKACAK KADIN ANASINDAN DOĞMADI

Gençliğindeki protest ve isyankâr haline karşın “tutucu” bir tarafı da vardı.

1999’da Yener Süsoy’a verdiği röportajında şöyle diyordu: “Erkeklerde hanımvari vaziyetler var, mutfağa giren arkadaşlarımız da çoğaldı. Mutfakta hanımlarından fazla mesai verenleri biliyorum. Normal erkek mutfağa girmez. Beni mutfağa sokacak kadın anasından doğmadı.”

Erkin Baba, Türkiye’de kuşaklar ötesi bir isim olmayı başaran az sayıdaki müzisyenden biriydi.”

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x